Bir tanım yapmaya çalışalım: "konuşuyoruz."
Her gün yazışıyorsunuz. Haftada bir görüşüyorsunuz. Belki birlikte uyudunuz, belki uyumadınız. Sosyal medyada birbirinizin story'lerini en başta atıyorsunuz. Ama soran olursa "şey, resmi bir şey yok" diyorsunuz.
Üç ay bu modda kalıyorsanız, o artık bir mod değil. Bir anlaşma. Sadece yazılı değil.
"Konuşuyoruz" aşaması neden bu kadar uzun sürüyor
Çünkü iki taraf da birbirinden aynı şeyi istiyor: taahhütsüz yakınlık.
Taahhüt istenirse kaçmak var, yakınlık istenmese yalnızlık var. Bu aşama ikisinin de olmadığı bir orta bölge. Konforlu. Ama sonsuza kadar yaşanacak bir yer değil.
Sorun tanımdan çıkmıyor. Sorun iki kişinin aynı belirsizlikten farklı şeyler bekliyor olmasından çıkıyor.
İşler ne zaman dönüyor
Genelde 2-3 ay işaret noktası. Çünkü:
- İlişkiye yatırım büyüdü — zaman, duygu, enerji
- Çevrenin sorularına tatmin edici cevap veremiyorsun
- "Belki sevgili oluruz" iç sesi "belki olmuyor" iç sesine dönüştü
- Biri çok, diğeri az istiyor — ya da ikisi de istiyor ama söylemiyor
Bu noktada "konuşuyoruz" kelimesi artık bir tanım değil, bir erteleme. Ve erteleme uzadıkça daha çok kaybediyorsun.
Kontrol listesi: dur demeli misin
Kendine dürüstçe sor:
- Çevreni ondan bahsederken tarifliyor musun? "Arkadaşım" mı, "konuştuğum kişi" mi, yoksa adını söyleyip geçiyor musun? Adı söyleyip geçiyorsan, ilişki kafanda var zaten.
- Gelecekten konuşuyor musunuz? "Şubatta şuraya gidelim" gibi. Yanıtı evet ise ilişki zaten var, etiket yok.
- Birisi başkasıyla çıksa nasıl hissedersin? Tetiklenirsen, ilişki kafanda var. "Yok canım çok takılmıyorum" dersen, aslında ilgi o kadar yok demek.
- Gerçek hayatta ne kadar yer kaplıyor? Haftada 1 kez görüşüp her gün 300 mesaj atmak bir denge değil, kaçınma.
Konuşmayı nasıl yaparsın
Net ol, kısa ol, kafese sıkışmış gibi görünme. "Bu konuşma çok ağır" hissi baskı yaratır, sakince konuşulursa en doğal şey olur.
"Birkaç aydır güzel bir şey yaşıyoruz. Benim için netleşti aslında, bunu daha ciddi bir yere götürmek istiyorum. Sen ne hissediyorsun?"
Üç cümle. Tehdit yok, suçlama yok, ultimatom yok. Sadece nerede durduğunu söyleyip karşıdakinden bir cevap bekliyorsun.
Cevaplar üç türlü gelir
1. "Ben de aynısını düşünüyordum." Harika. Şimdi sevgilisiniz. Bundan kaçacak bir şey yok, kutlayın.
2. "Bilmiyorum, zaman lazım." Burası ilginç. "Ne kadar zaman?" sor. Net bir tarih vermiyorsa, cevap aslında hayır. Kibar bir hayır. Sen senin kararını vermelisin.
3. "Ben şu an ilişki istemiyorum." Tamam, bu dürüst bir cevap. Saygı duy. Sonra karar ver: bu durum sende devam eder mi? Çoğu zaman devam etmez — çünkü durum değişmez, sadece senin sabrın tükenir.
Sevgili olmayacaksanız ne yaparsın
Seçenek var:
- Biter. En temiz yol. "O zaman burada duralım. İyi bir şey oldu, saygımla ayrılıyorum." 30 saniye acı, 2 ay sonra rahatlık.
- "Arkadaş" moduna geçer. Nadiren gerçekten çalışıyor. Genelde biri diğerini unutamayana kadar devam eden gerilim yaratıyor.
- Devam eder, etiketsiz. Karşıdaki seni iyi hissettiriyorsa ve belirsizlikle barışıksan yapabilirsin. Ama karar bu olmalı, alışkanlık değil.
Yapmaman gereken şey
Ultimatom koyup sonra ultimatomunu geri almak. "Ya sevgili oluruz ya bitti" dedin, karşıdaki "tamam bitti" dedi, sen iki gün sonra "aslında yapabiliriz konuşalım" yazdın. Bu güvenilirliğini bitirir.
Ultimatom koyuyorsan sonucuna hazır ol. Hazır değilsen, o ultimatom değil.
Üçüncü ayın matematiği
İlk 4 hafta tanışma. Sonraki 4 hafta netleşme. 9-12. hafta karar aşaması.
Bu takvim herkese uymaz ama genelde uyuyor. 3 ayda hâlâ aynı belirsizlikte dönüyorsan, 6 ayda da dönüyor olacaksın. Durum sence değişmeyecek.
Bu hafta
Eğer bu yazı sana tanıdık geldiyse, bu hafta küçük bir şey yap. Kafanda o kişiye söyleyeceğin üç cümleyi yaz. Gönderme, sadece yaz.
O üç cümleyi yazarken ne hissettiğin zaten cevabın. Rahatladıysan yollayacaksın. Paniklediysen, kendine neyin senin için belirsiz olduğunu soracaksın.
Üç ay uzun bir süre. Geçerken kısa görünür, kaybettiğinde uzun görünür.